Özbekistan, son on yıl içerisinde önemli değişimlerin yaşandığı bir sürece girdi. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in öncülüğünde 2016 yılından itibaren uygulamaya konulan “Yeni Özbekistan” vizyonu, ülke kalkınmasını hızlandırdı. Bu dönüşüm, Özbekistan’ın Türk devletleri ile olan iş birliğinin derinleşmesindeki aktif ve öncü rolünü de gözler önüne seriyor.
Özbekistan ekonomisi, tutarlı ve yüksek bir büyüme göstermesiyle dikkat çekiyor. 2017-2025 yılları arasında gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) ortalama yıllık yüzde 6’nın üzerinde büyüme kaydeden Özbekistan, bu yılın ilk yarısında yüzde 8,5’lik bir büyüme elde etti. 147 milyar dolarlık ekonomik hacim, Özbekistan’ın orta gelirli ülkeler arasındaki yerini güçlendiriyor. Özbekistan Ekonomi ve Maliye Bakanlığı; yıl sonunda ekonomik büyümenin yüzde 8,1’e, GSYH’nin de yaklaşık 180 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Bu gelişmeler, enerji tarifelerinde yapılan düzenlemeler, özelleştirme süreçleri, yatırım ve iş ortamının iyileştirilmesi ile Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üyelik hazırlıkları gibi sürdürülen yapısal reformların sonuçları olarak değerlendiriliyor.
Sosyal alanda da kaydedilen önemli ilerlemelerle birlikte Özbekistan, içme ve kullanma suyuna erişim olanaklarını artırdı, işsizlik oranını düşürdü ve eğitim ile sağlık sistemlerinde kapsamlı reformlar gerçekleştiriyor. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, yarın Ankara’da başlayacak Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde ülkesinin uluslararası arenadaki konumunu güncellemeyi hedefliyor. Özbekistan, 2019 yılında Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT), o dönemdeki adıyla Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi’ne tam üye oldu. Bu adım, teşkilatın faaliyetlerinin yeni bir aşamaya geçmesine yardımcı oldu.
Özbekistan, 2022-2023 döneminde Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanlığı’nı üstlendi. Semerkand’daki zirve tarihi bir buluşma olarak kaydedildi. Bu süreçte “Türk Dünyası 2040 Vizyonu” kabul edildi. Özbekistan’ın dönem başkanlığında 100’den fazla etkinlik gerçekleştirilmiş ve yeni iş birliği platformları kurulmuştur. Türk devletleri arasındaki ticaret hacmi ise 10 milyar doları aştı.

-
Özbekistan, Türk dünyasında yalnızca bir üye ülke değil; aynı zamanda stratejik bir aktör ve önemli girişimlerin lideri olarak öne çıkıyor. Ülkenin coğrafi konumu, yaklaşık 40 milyona yaklaşan nüfusu ve giderek artan ekonomik potansiyeli sayesinde Özbekistan; Türkiye ile Orta Asya’yı, Doğu ile Batı’yı bağlayan stratejik bir köprü niteliği taşıyor. Bazı analistler Özbekistan’ı Türkiye’nin izinden giden bir ülke olarak görse de Taşkent yönetimi gerçekte bağımsız ve pragmatik bir dış politika izlemektedir. Özbekistan; ulusal çıkarlarını esas alarak stratejik alanlarda özgün projeler geliştiriyor.
-
Kapsamlı iç reformlar aracılığıyla sahip olduğu potansiyeli giderek daha fazla ortaya koyan Özbekistan; Türk devletleri ailesi içerisinde güçlü ve öncü bir konuma ulaşıyor. Bu süreç yalnızca Özbek halkının refah seviyesinin artmasına değil; aynı zamanda Türk dünyasının birleşmesine, ortak kalkınmasına ve uluslararası alandaki etkisinin güçlenmesine de katkıda bulunuyor. Yeni Özbekistan; Türk medeniyetinin yeni dönemine yön veren önemli güçlerden biri olarak yükselmeye devam ediyor.
